Günlük Arşiv: Apr 30, 2026
Cinlerle Muhabere
1850’lerde Amerika’da ortaya çıkıp hızla Avrupa’ya yayılan bir inanç olan ispiritizmacılık ölülerin ruhlarıyla iletişim kurulabildiğini iddia eder. Bu inanç neredeyse eşzamanlı olarak Osmanlı toplumuna da sirayet etmiştir. Bu inancı benimseyenlerle farklı nedenlerle reddedenler arasındaki tartışmalar bilim, din, inanç gibi kavramlar üzerine düşünmek için elverişli bir zemin teşkil ediyor.
Bilim Yoluyla, Vatan İçin
Geç Osmanlı bilim tartışmaları, toplumsal iktidar ilişkilerinden bağımsız düşünülebilir mi? İslam ve terakki arasında Ahmet Mithat Efendi ve Münif Paşa’nın metinleri bugüne ne söyler?
Aşk Çiçek Açarken
“Şehvetsiz, hırssız, hatta kıskançsız bir aşk... Nail bir koltuğa yaslandı. Cigarasını yaktı. Enis piyanosuna oturdu. Yeni bir vals çalmaya başladı. Aşk çiçek açarken!” Molla Davutzade, Baha Tevfik, Ziya Gökalp… Geç Osmanlı’da ortak bir entelektüel hayal olarak üretilen duygusuz insanın verimlilikle bağı ne olabilir ki?
Gençsin, Bazen Kaybolursun
En son ne zaman kayboldunuz? Dert etmeyin, insanız sonuçta. Hepimiz hayatımızın birkaç uğrağında kayboluruz ve bir şeylerin bizi gelip almasını bekleriz; belki beyaz atlı bir prens, belki bir merhaba, belki de bir devrim kim bilir. Ama her ne olursa olsun kesin olan bir şey var: Gençken kaybolmanın tadı başkadır.
Tüm Küçük Şeyler
Epikuros’a göre değersiz bir evrende yaşamak varoluşsal sancılarımızı, hatta gündelik stresimizi hafifletmeli mi? Belki de akıl, zaman ve mekânın uçsuz bucaksızlığını sindirmeye çabalarken bir noktada öyle allak bullak olur ki sarhoşmuşçasına gevezeliğe başlar.
Hapishanenin Doğuşu
Yeni iktidar biçimleri görünmez bir şekilde işler; sınıfların düzeni, hapishanelerin mimarisi, hatta şehirlerin planlaması ve çalışma günlerimizi düzenleyen programlar içerisinde saklıdır. Bu güçler, insanların gündelik davranışlarını, beklentilerini ve kendilik algılarını temelden şekillendirir.









