Günlük Arşiv: Mar 13, 2026

Sanat

Uyanmak İstediğimiz Rüya Hangisi?

Hakikat dediğimiz şey, şu garip çağda iyice yorucu bir uğraşa dönüştü. Yorucu derken, ağır bir yükü sırtlanmanın ya da meşakkatli bir yolculuğa çıkmanın getirdiği o fiziksel bitkinlikten bahsetmiyorum; daha çok, bir konuyu gerçekten anlamak için bir süre susup beklemeyi, sadece bakmayı gerektiren o ince sabırdan söz ediyorum. İnsan bu yolda önce "bilmiyorum" demeyi öğreniyor, sonra da çekine çekine "pek emin değilim" demeye başlıyor. Ancak ne yazık ki bu iki cümle artık eski itibarını yitirdi. Onların yerine daha ışıltılı, daha kestirme yargılar her yanı sarmış durumda: Ben o meseleyi “çözdüm," veya artık klasikleşen "Büyük resmi fark edin” klişeleri. Bu tip...
Sanat

Hamnet

Ölüyü tutmak muazzam bir güç gerektirir. – Hegel Klinik yaptığımız dönemde, iki ders arası kısa bir arada, hayat deneyimi bizden daha büyük, kendi analizinde, bir o kadar da kendi gerçekliğinde olan sınıf arkadaşımız gayriihtiyari dinlediğimiz bir konuşma içinde ona kendisinin ilişkisel bir kaybını anlatan diğer arkadaşımıza dönerek; “ee yasını tuttun mu?’’ diye soruverdi. Bir teneffüs arasında gündelik bir sohbette bu kadar doğal bir şekilde duyduğumuz bu soru bizi şaşırttı. Bir gülümseme yerleşti yüzümüze. Sonrasında da “ee yasını tuttun mu?” bizimle kaldı. Bion’un grup çalışmalarında gösterdiği gibi; biri temas ederek konuştu, biri soruyu formüle etti, diğerleri şaşırarak kaydetti. Grubun üyeleri, yaşayan ortak...
Siyaset

Kirli Meseleler

Çıplak kıçın bayat idrarla ani ve buz gibi temasından daha rahatsız edici ne olabilir? Her arızalı veya berbat tuvalet, toplumsal sözleşmenin bozulmasının bir örneğini teşkil eder. Gimpelevich umumi tuvaletlerin kamusal ve politik tarihini toplumsal cinsiyet açısından ele alıyor.
Felsefe

Görünümler

Dan Nadasan, yapay zekânın hayatlarımız üzerinde yarattığı sarsıcı etkinin, görünüşün konumuyla bağlantılı olduğunu söylemekte haklı. Bu bağlamda, görünüşün sembolik anlamı ile hayali simülasyon olarak görüntüsü arasındaki farkı ortaya koymalıyız.Burada Dan Nadasan'ın muhteşem “Dissolution of Appearance and the Reign of the Small Big Other: LLMs in the Hegelo-Lacanian View” (taslak) adlı çalışmasına dayanıyorum. Simülakr bir şeyi o kadar özüne sadık kalarak taklit etmeye çalışır ki, onu o şeyin ta kendisi olarak kabul etmeye, daha doğrusu öyle olmadığını bildiğimiz halde sanki o şeyin kendisiymiş gibi onunla etkileşime girmeye sürüklenebiliriz. Dijital olarak üretilen bu yapay gerçekliğe kendimizi o kadar kaptırırız ki, bu bizi...
Güncel

Bad Bunny, Politik Sanat ve Anti-Kolonyalizm

Donald Trump’ın, Bad Bunny’nin Super Bowl devre arası gösterisine öfkelenmesine şaşmamak gerek. Porto Rikolu trap yıldızı, politik bir sanatçı rolüne büründü ve müziğinin yaratıcılığı, MAGA’nın (Trump’ın sloganı) kalitesizlikle dolu kültürel çoraklığına karşı ağır bir eleştiri niteliğinde. 8 Şubat Pazar gecesi, Amerika Birleşik Devletleri ve Latin Amerika genelinde milyonlarca insan, Ulusal Futbol Ligi’nin (NFL) Super Bowl LX (60.) karşılaşmasını izlemek için ekran başına geçti. İzleyicilerin birçoğu oyunun kendisinden çok, Porto Rikolu pop kralı Bad Bunny’nin merakla beklenen devre arası gösterisiyle ilgileniyordu. Gösteriden bir önceki hafta Benito Martínez Ocasio, sahne adıyla Bad Bunny, “En İyi Albüm” dalında Grammy kazanmıştı. Yalnızca İspanyolca konuştuğu ve...
Siyaset

Marx’ı Unutan Sol; Gramsci’yi Anlayan Sağ

Günümüz solu sanki Gramsci’nin fikirleri kurumsallaşmış bir devrimden artakalan hatıralarmış gibi sözlerinden alıntılar yapıyor. “Aklın kötümserliği, iradenin iyimserliği” üniversite kafelerinde, seçim kampanyalarında, ilerici kişisel gelişim kitaplarında ve daha birçok yerde bir slogan gibi tekrarlanıp duruyor. Bu sırada aşırı sağ ise Gramsci’nin fikirlerinden dersler çıkarıyor, örgütleniyor, toplumsal bir sağduyu inşa ediyor ve seçimleri kazanıyor. Daha da kötüsü, bizler için seçim kazanmak sadece sağdan artakalan “yakılıp yıkılmış topraklar”da mümkün olabiliyor. Kendi politik söylemleriyle kriz anlarından çıkmayı bilen ilk ilerici dalganın aksine, bugün biz başkalarının yıktıklarını toparlamak üzere, ortada taş üstünde taş kalmadığında ancak devreye giriyoruz. Fakat yıkıntıları yönetmek, aslında yönetmek değildir;...