Günlük Arşiv: Oct 23, 2026
Ekran Devrimi
Orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu. Huxley'in korkusu ise kitapları yasaklamaya gerek duyulmayacağı, çünkü artık kitap okumak isteyecek kimsenin kalmayacağı şeklindeydi.
– Neil Postman, Televizyon: Öldüren Eğlence
Matbaa Çağı
Modern tarihin en önemli devrimlerinden biriydi; ancak ne bir kan dökülmüştü, ne bombalar atılmıştı, ne de bir hükümdarın kellesi alınmıştı.
Belki de hiçbir büyük toplumsal dönüşüm bu denli sessizce gerçekleşmemiştir. Bu dönüşüm, sallanan koltuklarda, kütüphanelerde, kafelerde ve derneklerde gerçekleşti.
Olan şey şundan ibaretti: 18. yüzyılın ortalarında çok sayıda sıradan insan okumaya başladı.
Matbaanın icadını takip eden birkaç yüzyıl boyunca okuma, büyük ölçüde bir seçkin uğraşı olarak kaldı. Ancak 1700’lü yılların başına gelindiğinde, eğitimin yaygınlaşması ve ucuz...
Mamdani’nin İkilemi
“Müslümanım. Demokratik bir sosyalistim. Ve en önemlisi, tüm bunlar için özür dilemeyi reddediyorum” diyen Mamdani kazandı. Ancak sınıf düşmanlarına kur yapmak tehlikeli bir oyundur ve Zohran’ı yeni bir seçim bekliyor.
Çocuk Emeği ve Kapitalizm
1906 yılında yaşlı Kızılderili şefi, New York’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyordu. Bir muhabir, şefe şehir gezisi esnasında onu en çok neyin şaşırttığını sordu. Şefin yanıtı kısaydı: “Çalışan küçük çocuklar!”
Felsefeye Neden İhtiyacımız Var?
Badiou, Sokrates’ten bu yana felsefenin işlevinin gençliği yozlaştırmak, onları egemen ideolojik-politik düzenden uzaklaştırmak olduğunu söyler. Böyle bir “yozlaşmaya” özellikle bugün, liberal-hoşgörücü Batımızda ihtiyaç var.
Ah Bu Sevda!
Baha Tevfik’in “Ah bu Sevda!”’da kısık sesle ima ettiği şekliyle, politik ve ekonomik atmosferin gölgesinde, tatsız, lezzetsiz, aşksız, ilişkisiz, yalnızca ara ara “mutlu” olan, hesaplı, yüksek ihtimalle ise çoktan kendi doğasına ve çevresine yabancılaşmış bir insan ideali doğuyordu.
Kölelik ve Kapitalizm
David McNally’nin yeni kitabı Kölelik ve Kapitalizm Atlantik köle ticaretinin kapitalist karakterine ve kölelik ile kapitalizm arasındaki ilişkiye dair yeni bir Marksist tarih perspektifi sunuyor.









