Günlük Arşiv: Mar 13, 2026
Aşk Çiçek Açarken
“Şehvetsiz, hırssız, hatta kıskançsız bir aşk... Nail bir koltuğa yaslandı. Cigarasını yaktı. Enis piyanosuna oturdu. Yeni bir vals çalmaya başladı. Aşk çiçek açarken!” Molla Davutzade, Baha Tevfik, Ziya Gökalp… Geç Osmanlı’da ortak bir entelektüel hayal olarak üretilen duygusuz insanın verimlilikle bağı ne olabilir ki?
Gençsin, Bazen Kaybolursun
En son ne zaman kayboldunuz? Dert etmeyin, insanız sonuçta. Hepimiz hayatımızın birkaç uğrağında kayboluruz ve bir şeylerin bizi gelip almasını bekleriz; belki beyaz atlı bir prens, belki bir merhaba, belki de bir devrim kim bilir. Ama her ne olursa olsun kesin olan bir şey var: Gençken kaybolmanın tadı başkadır.
Tüm Küçük Şeyler
Epikuros’a göre değersiz bir evrende yaşamak varoluşsal sancılarımızı, hatta gündelik stresimizi hafifletmeli mi? Belki de akıl, zaman ve mekânın uçsuz bucaksızlığını sindirmeye çabalarken bir noktada öyle allak bullak olur ki sarhoşmuşçasına gevezeliğe başlar.
Hapishanenin Doğuşu
Yeni iktidar biçimleri görünmez bir şekilde işler; sınıfların düzeni, hapishanelerin mimarisi, hatta şehirlerin planlaması ve çalışma günlerimizi düzenleyen programlar içerisinde saklıdır. Bu güçler, insanların gündelik davranışlarını, beklentilerini ve kendilik algılarını temelden şekillendirir.
Geleceğe Ne Borçluyuz?
MacAskill, iklim değişikliğinin ötesinde, önemli çöküş veya yok olma riskiyle birlikte gelen üç somut tehlikeyi ele alıyor: dünya savaşları, tasarlanmış salgınlar ve yapay genel zekânın (AGI) ortaya çıkışı.
Ustama Veda
Bugün Marksist ortodoksi sığ ezberlerin ötesinde kendi özgün kaynaklarından ve ayağını bastığı özgül bağlamdan beslenerek ayağa dikiliyorsa; ve sosyalizm düşüncesi ezoterik tarikatların tasallutundan kurtulup ülke çapında emekçilerle buluşuyorsa bunda hem payı hem de çabası olan kişilerin başında Metin Çulhaoğlu gelmektedir.









