Günlük Arşiv: Jun 24, 2026

Felsefe

Kendini Yak Kendi Ateşinde

Söz vermek, belirsiz bir geleceğe sahip çıkmanın bir yoludur… Zerdüşt’ün dediği gibi, “Kendi ateşinde kendini yakmaya hazır olmalısın: Küle dönüşmeden nasıl yeniden doğacaksın?”
Felsefe

Gerçeğin Sayfiyesine Hoş Geldiniz

“Bilinçdışı dil gibi yapılandırılmıştır” Jacques Lacan’ın meşhur ifadesi, büyük dil modellerine dayalı yapay zekânın yükselişiyle birlikte yeni ve şaşırtıcı bir yankı bulmaktadır. Bu noktada, belki de biraz çılgınca bir soru sormak geliyor içimizden: Yapay zekâ sistemlerine yüklediğimiz muazzam boyutlardaki dil (ve “söylem”) göz önüne alındığında, bu metinlerde işleyen –ya da söz konusu olan– bilinçdışını da onlara yüklemiş olduk mu?  Esasında bu, iki soruyu içinde barındırır. Bir yandan şunu sorar: Mesela bu metinlere kazınmış bilinçdışı fantezileri ve formasyonları (tanımları gereği öznelleştirilmemiş, yani kendilerine ait olduğunu iddia edecek bir “sahibi” olmayan fanteziler ve formasyonları) yükledik mi? Sözgelimi gelecekteki Gazze Sayfiyesi’ni tasvir...
Siyaset

Halkın “Çocuk Kalbi”

Çocuk sahibi olup, onunla makul bir diyalog kurmanın, ona makul bir dille ulaşmanın öneminin farkına vardıkça sosyolojik ve politik bir gerçekliğin de ayırdına varmaya başladım. Bu gerçeği uzun yıllar belki inkâr ettim, hatta bu gerçeğe uygun şekilde politik tercihlerde bulunan ve değerlendirme yapanları hep eleştirdim. Doktora tezim bile bu eleştiri üzerineydi. Türk modernleşmesinin tepeden inmeci mantığının eleştirisine dayanan doktora tezimde, özellikle incelediğim “tek adam rejiminin önde gelen anlatıcı ve deşifre edicilerinden” olan Falih Rıfkı Atay’ın “halkı bir çocuk gibi masum, temiz ve bir hamur kadar yoğurulmaya müsait” olarak görmesini “elitist” bir politik tavır olarak eleştirdim.Halkı temiz ve erdemli olarak...
Felsefe

Felsefeyi İbrahim Kalın’dan Okumamanız İçin 37 Neden

resulullah yolda ebu bekir’i görse ‘es selamu aleyküm ya sıddık’ derdi ben yolda ebu bekir’i görsem tanımam ah muhsin ünlü TikTok’u kapattığımda zihnimde yankılanan Cem Yarmuş sesinden midir yoksa mevzu Heidegger olduğunda bir anda bitiveren Nazizm tartışmalarından gelen gınanın daha üstü olamaz derken Heidegger’in bu sefer de İslamcı mistik bir tutkala evriltilmesinden midir bilinmez, uyku tutmadı. Tam o esnada aklıma Roland Jaccard’ın “Wittgenstein’ı Sevmek İçin 50 Neden” Roland Jaccard, "Wittgenstein’ı Sevmek İçin 50 Neden", çev. Aykut Derman, Cogito Dergisi, “Sessizliğin Grameri: Wittgenstein”, Sayı: 33. makalesi düşüverdi. Bu yazı o makaleden esinlenmekle kalmamış, hemen tüm maddeler buradan uyarlanmıştır da, tırnak içiler buraya gönderme. Öte...
Psikoloji

Geri Dönüşün Zorluğu

Nasıl dersek diyelim; önümüzde gerçekten kaybolunmuş bir zamandan geriye dönüş meselesi var. Her türlü var olmama hâlinden sonra geri dönüşün yarattığı karmaşıklığın acı verici doğası ile karşı karşıyayız. Geri dönüş fiziksel dünyada işaretlenebilen işaretlerle yaşandığında öznesi onu nispeten daha kolay kateder. Söz konusu ruhsallığın dehlizlerinden bir geri dönüş başladığında her şey görünmezdir. Adım adım dönülen bir yolun katedilmesinden çok ilmek ilmek yaratılan bir yolla geri dönüş söz konusu olur. Bir madde kullanıcısı madde etkisi altında geçirdiği zamandan sonra bir geri dönüş yoluna girdiğinde asla direkt olarak şimdiki zamana çıkmaz. Geri dönüşü zorlaştıran budur. Buna zamansızlıktan zamana dönüş de diyebiliriz....
Sanat

Buz ve Ateşin Şarkısı

Amerikalı yazar George R. R. Martin'in devam eden epik fantezi serisi Buz ve Ateşin Şarkısı, çoğunlukla ilk kitabının ismi olan Taht Oyunları ile anılır. Serinin küresel ünü, büyük ölçüde Taht Oyunları adıyla televizyona uyarlanması ve bu isimle bir popüler kültür ikonuna dönüşmesiyle başlamıştır. Bu yazıda, George R. R. Martin'in “Buz ve Ateşin Şarkısı” evrenine dair incelememi, popüler televizyon uyarlamasından ziyade, doğrudan roman serisinin kendisi üzerinden yapmayı tercih ediyorum. Çünkü bana kalırsa, "Taht Oyunları” ismiyle bilinen bu dünyanın asıl derinliği ve politik zenginliği, bu sayfalarda saklı. Diziden farklı olarak, kitapların sunduğu karmaşık karakter iç dünyaları, genişletilmiş olay örgüleri ve tarihsel...