Sample Category Title
Okunamayanın Hermenötiği
“Bir yazı okun(a)madığında neye dönüşür? Yazıdan sıyrılmış bir sayfa hâlâ bir ‘okuma nesnesi’ olarak varlığını sürdürebilir mi?” Hâle Albayrak’ın küratörlüğünü üstlendiği “Okunamayan” sergisi bir meydan okuma sunuyor.
Zekâmızla Düşünüp Yapay Zekâmızla Yazmak (mı)?
Yazıyı bir emek süreci olmaktan çıkarıp bir çıktıya dönüştürdüğümüzde, yalnızca dilimizi değil, düşünme biçimimizi de dönüştürmeye başlıyoruz. Ve belki de bu yüzden, yeniden başa dönmek gerekiyor: Kalemi bir kürek gibi tutup, yüzeyi değil derini kazmaya razı mıyız?
Çoğunluk’un Sessizliğinde
Ayrımcılık yüksek sesle işlenmez, hayatın olağan akışının parçası görünümdedir. İktidar temsilinin gönüllü sağırlığında, eşitsizliği sinsice sıradanlaştıran sessizlik sınıfın dilsizliğini de perdeye sessizce verir.
Aki Kaurismäki Sinemasında İşçi Sınıfı
Kaurismäki’nin karakterleri, çoğu zaman kaybeder gibi görünür; yere düşer, yalnız kalır, yorulur. Yine de o karakterlerde kolay kolay yok olmayan bir çekirdek vardır: Kendileri olma isteği. Bu çekirdek, işçi sınıfının sinemadaki en değerli temsil biçimlerinden birini yaratır.
Tırışkadan İşler
Tırışkadan iş, yabancılaşmanın yerine geçen değil, onun belirli bir tarihsel biçimini açığa çıkaran daha dar bir kavram olarak kullanılmalıdır. Her tırışkadan iş yabancılaşmış emeğin özgül bir biçimidir; ama yabancılaşmış emeğin her biçimi tırışkadan iş değildir.
Arzunun Sınıra Çarptığı Yer
Mahremiyet, kendilik duygusuna da sahip çıkabilme kudretidir. İnsan kendi üzüntüsünü, öfkesini, yakınlık ihtiyacını, dinlenme arzusunu, susma hakkını bile meşrulaştırmak zorunda kalıyorsa, orada mesele kişilik değil sınıftır.









