Günlük Arşiv: Apr 30, 2026
Žižek Nerede Yanılıyor?
“Ama Maduro da berbat” demek, asli çelişkiyi görünmez kılan, saldırganın elini rahatlatan bir siyasal aymazlıktır. Tarih bize “berbat” seçenekler arasında tercih yapma zorunluluğunu dayattığında pusula bellidir: Emperyalizmin yenilgisini öncelik edinmek.
“Anne Ne Aptalım!”
“Aslında sadece her gün, yaz da olsa kış da bir kuyuya gidip oradan su çekmenin zorluklarını göstermek istedim. Bu kadar basit.” Hoşça kal Tarr!
Donald Vlademiroviç Trump’ın Venezuela’ya “Sınırlı Askeri Operasyonu”
“Trump mı Maduro mu daha kötü?” sorusunun cevabı şudur: İkisi de berbattır. İdeal bir dünyada, önce Putin, Netanyahu ve Trump’ı tutuklamalıyız. Maduro ile birlikte, hepsi Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesinde aynı hücreyi paylaşmalıdır.
Venezuela Neden Hedefte?
Mevcut kıtasal durumu ve özellikle Washington'ın Karayipler'deki son askeri yığılmasını ve saldırılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Latin Amerika uzun zamandır çatışmalı bir kıta olarak tanımlanıyor ve bugün bu çatışma her zamankinden daha keskin. Bölge, ABD'nin yeni güç kazanan aktörlere karşı kontrolü yeniden sağlamaya çalıştığı küresel bir mücadelenin en önemli arenası haline geldi.
On yıllarca Washington, yarımküreyi yönetmek için büyük ölçüde yumuşak güce güvendi. Ancak şimdi tanık olduğumuz şey, açık bir şekilde sergilenen kaba askeri kuvvettir. Hatta bunun, Ekim 1962 Füze Krizi'nden bu yana bölgemizdeki en büyük emperyalist hava-deniz askeri yığılması olduğunu söylemeye cesaret edebilirim.
Neden mi? Çünkü dünya sistemi dramatik bir dönüşüm geçiriyor. On...
Kendini Yak Kendi Ateşinde
Söz vermek, belirsiz bir geleceğe sahip çıkmanın bir yoludur… Zerdüşt’ün dediği gibi, “Kendi ateşinde kendini yakmaya hazır olmalısın: Küle dönüşmeden nasıl yeniden doğacaksın?”
Gerçeğin Sayfiyesine Hoş Geldiniz
“Bilinçdışı dil gibi yapılandırılmıştır” Jacques Lacan’ın meşhur ifadesi, büyük dil modellerine dayalı yapay zekânın yükselişiyle birlikte yeni ve şaşırtıcı bir yankı bulmaktadır. Bu noktada, belki de biraz çılgınca bir soru sormak geliyor içimizden: Yapay zekâ sistemlerine yüklediğimiz muazzam boyutlardaki dil (ve “söylem”) göz önüne alındığında, bu metinlerde işleyen –ya da söz konusu olan– bilinçdışını da onlara yüklemiş olduk mu?
Esasında bu, iki soruyu içinde barındırır. Bir yandan şunu sorar: Mesela bu metinlere kazınmış bilinçdışı fantezileri ve formasyonları (tanımları gereği öznelleştirilmemiş, yani kendilerine ait olduğunu iddia edecek bir “sahibi” olmayan fanteziler ve formasyonları) yükledik mi? Sözgelimi gelecekteki Gazze Sayfiyesi’ni tasvir...









