Günlük Arşiv: Mar 13, 2026

Siyaset

Donald Vlademiroviç Trump’ın Venezuela’ya “Sınırlı Askeri Operasyonu”

“Trump mı Maduro mu daha kötü?” sorusunun cevabı şudur: İkisi de berbattır. İdeal bir dünyada, önce Putin, Netanyahu ve Trump’ı tutuklamalıyız. Maduro ile birlikte, hepsi Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesinde aynı hücreyi paylaşmalıdır.
Genel

Venezuela Neden Hedefte?

Mevcut kıtasal durumu ve özellikle Washington'ın Karayipler'deki son askeri yığılmasını ve saldırılarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Latin Amerika uzun zamandır çatışmalı bir kıta olarak tanımlanıyor ve bugün bu çatışma her zamankinden daha keskin. Bölge, ABD'nin yeni güç kazanan aktörlere karşı kontrolü yeniden sağlamaya çalıştığı küresel bir mücadelenin en önemli arenası haline geldi. On yıllarca Washington, yarımküreyi yönetmek için büyük ölçüde yumuşak güce güvendi. Ancak şimdi tanık olduğumuz şey, açık bir şekilde sergilenen kaba askeri kuvvettir. Hatta bunun, Ekim 1962 Füze Krizi'nden bu yana bölgemizdeki en büyük emperyalist hava-deniz askeri yığılması olduğunu söylemeye cesaret edebilirim. Neden mi? Çünkü dünya sistemi dramatik bir dönüşüm geçiriyor. On...
Felsefe

Kendini Yak Kendi Ateşinde

Söz vermek, belirsiz bir geleceğe sahip çıkmanın bir yoludur… Zerdüşt’ün dediği gibi, “Kendi ateşinde kendini yakmaya hazır olmalısın: Küle dönüşmeden nasıl yeniden doğacaksın?”
Felsefe

Gerçeğin Sayfiyesine Hoş Geldiniz

“Bilinçdışı dil gibi yapılandırılmıştır” Jacques Lacan’ın meşhur ifadesi, büyük dil modellerine dayalı yapay zekânın yükselişiyle birlikte yeni ve şaşırtıcı bir yankı bulmaktadır. Bu noktada, belki de biraz çılgınca bir soru sormak geliyor içimizden: Yapay zekâ sistemlerine yüklediğimiz muazzam boyutlardaki dil (ve “söylem”) göz önüne alındığında, bu metinlerde işleyen –ya da söz konusu olan– bilinçdışını da onlara yüklemiş olduk mu?  Esasında bu, iki soruyu içinde barındırır. Bir yandan şunu sorar: Mesela bu metinlere kazınmış bilinçdışı fantezileri ve formasyonları (tanımları gereği öznelleştirilmemiş, yani kendilerine ait olduğunu iddia edecek bir “sahibi” olmayan fanteziler ve formasyonları) yükledik mi? Sözgelimi gelecekteki Gazze Sayfiyesi’ni tasvir...
Siyaset

Halkın “Çocuk Kalbi”

Çocuk sahibi olup, onunla makul bir diyalog kurmanın, ona makul bir dille ulaşmanın öneminin farkına vardıkça sosyolojik ve politik bir gerçekliğin de ayırdına varmaya başladım. Bu gerçeği uzun yıllar belki inkâr ettim, hatta bu gerçeğe uygun şekilde politik tercihlerde bulunan ve değerlendirme yapanları hep eleştirdim. Doktora tezim bile bu eleştiri üzerineydi. Türk modernleşmesinin tepeden inmeci mantığının eleştirisine dayanan doktora tezimde, özellikle incelediğim “tek adam rejiminin önde gelen anlatıcı ve deşifre edicilerinden” olan Falih Rıfkı Atay’ın “halkı bir çocuk gibi masum, temiz ve bir hamur kadar yoğurulmaya müsait” olarak görmesini “elitist” bir politik tavır olarak eleştirdim.Halkı temiz ve erdemli olarak...
Felsefe

Felsefeyi İbrahim Kalın’dan Okumamanız İçin 37 Neden

resulullah yolda ebu bekir’i görse ‘es selamu aleyküm ya sıddık’ derdi ben yolda ebu bekir’i görsem tanımam ah muhsin ünlü TikTok’u kapattığımda zihnimde yankılanan Cem Yarmuş sesinden midir yoksa mevzu Heidegger olduğunda bir anda bitiveren Nazizm tartışmalarından gelen gınanın daha üstü olamaz derken Heidegger’in bu sefer de İslamcı mistik bir tutkala evriltilmesinden midir bilinmez, uyku tutmadı. Tam o esnada aklıma Roland Jaccard’ın “Wittgenstein’ı Sevmek İçin 50 Neden” Roland Jaccard, "Wittgenstein’ı Sevmek İçin 50 Neden", çev. Aykut Derman, Cogito Dergisi, “Sessizliğin Grameri: Wittgenstein”, Sayı: 33. makalesi düşüverdi. Bu yazı o makaleden esinlenmekle kalmamış, hemen tüm maddeler buradan uyarlanmıştır da, tırnak içiler buraya gönderme. Öte...