Günlük Arşiv: Oct 22, 2026
Arzunun Sınıra Çarptığı Yer
Mahremiyet, kendilik duygusuna da sahip çıkabilme kudretidir. İnsan kendi üzüntüsünü, öfkesini, yakınlık ihtiyacını, dinlenme arzusunu, susma hakkını bile meşrulaştırmak zorunda kalıyorsa, orada mesele kişilik değil sınıftır.
Sınıfın Öznelliğine Farklı Bir Pencereden Bakmak
Amacı, sınıfın kapitalizmle birlikte kendini yıkmasına katkı sunmak olan bir sınıf siyaseti, kendini, sınıf sürecindeki aracı faktörlerden biri olarak ele alarak, bu süreçler üzerindeki etkisini anlamaya ve bu etkiyi ilerletici olma yönünde dönüştürmeye çalışabilir.
Kutsal Meta
Türkiye, sınıf mücadelesinin bir haysiyet mücadelesine dönüşebileceği, sınıf bilincinin bir haysiyet bilinci biçimini alabileceği bir uğrağa yaklaşıyor.
Bedenler Nasıl Sınıf Olur?
Sınıfın duygusu ancak sınıflılık deneyimi içinde anlaşılabilir. Sınıflılık deneyiminin mayası ise bedenler arasında kurulan etkileşime dayalı duygulanımsal ekolojilerdir.
Sınıfın Duyguları Hakkında Üç Kitap
Çalışma ortamındaki hiyerarşi yalnızca ücret farkı değil, birinin saygınlık, ötekinin utanç biriktirdiği bir mekanizmadır.
Malumatın Büyüsü ile Hakikatin Riski Arasında Bir “Entelektüelin” Krizi
Özcü bir pozisyona düşmeyi göze alarak şöyle bir saptamada bulunarak başlayayım yazıma: “Bizim topraklarda bilgi sahibi olmakla (bu bağlamda bilgin olmak da denilebilir) hafızlık arasında ciddi bir benzerlik var.” Daha doğrusu, özellikle tarih alanında çok fazla tarihsel detayı ezbere bilmek ve bu bilgileri insanlara akıcı ve retorik bir üslupla aktarabilme yeteneğine sahip olmak bilginlik olarak görülüyor. Bu nedenle böyle bir maharete sahip tarihçiyle bir din adamı/vaiz arasında nüans denebilecek incelikte bir fark vardır. Yine bu nedenle tarihin tozlu sayfalarından çoğu zaman gizil detayları ilgi çekici anekdotlarla dinleyiciye aktaran tarihçi ile dini kurallara uymanın ne denli önemli olduğunu geçmiş din...









