Günlük Arşiv: Apr 30, 2026
Anadolu İrfanının Hülasası
Anadolu irfanı uzunca zamandır hepimizin karşısına dikilen bir taşra esnafı gibi hayatlarımız üzerinde karar verme hakkı olduğunu dikte ediyor ve bu dikteyi hoşgörü ambalajına sarıp sunuyor bizlere.
“İstanbul Erguvandır”
Kentsel Ekoeleştiri nedir?
Edebiyat ve çevre arasındaki ilişkiyi inceleyen disiplinlerarası yaklaşımlara dayanan bir alan olan ekoeleştiri, ekosistemin ayrılmaz bir parçası olan kentsel peyzajların önemine de odaklanmaktadır. Kent deneyiminin ve kentsel mekânların ekoeleştirel uygulamaya dâhil edilmesi, ekoeleştirinin daha geniş bir tanımının yapılmasını ve kapsamının genişletilerek sosyokültürel ve politik kaygılara açılmasını sağlamıştır. “Kentsel ekolojiyle ilgilenen kültürel eleştiri” (Bennet 296) olarak tanımlanan bu ekoeleştiri dalı, kentsel ekoeleştiri olarak adlandırılır. Bu ekoeleştiri türü, kent sakinlerinin deneyimlerini ve kent içerisinde “kentleşmiş doğa” olarak adlandırabileceğimiz şeyle sorunsallaştırılmış ilişkilerini ele alan edebi metinleri araştırır.
Kentsel ekoeleştirinin, kentsel ekolojinin içgörülerinden yararlandığını belirtmek gerekir. Kentsel ekoloji, kenti kültürel ve doğal...
Kübra’nın Filmini Nasıl, Neden Yapamadılar?
Filme o kadar apaçık ve apaçık olduğu için de anlaşılmaz olan göndermeler daha doğrusu imalar serpiştirilmiş ki insan bunun yapılmış olacağına inanamıyor.
Flanör ve Hayalet
Yoksa adına flanörlük dediğiniz şey o Ankara Romantiklerinin hepsinin okuduğu romanda adı geçen yerlerden ibaret bir şey mi?
Sonunda Makinedeki Hayaletlere mi Dönüştük?
Makine Olarak İnsan
İnsanların kolonileşen makineler arasında hayaletleştiği düşüncesi uzun bir felsefi geçmişe sahip. Gilbert Ryle’ın René Descartes hakkındaki erken dönem düşünceleri ve beden ile zihin arasında yaptığı ayrımdanGilbert Ryle, 1949’da kaleme aldığı The Concept of Mind isimli kitabında Descartes’ın beden ile zihin arasında yaptığı ayrımı anlatmak için “the dogma of the ghost in the machine” (makinedeki hayalet dogması) ifadesini kullanır. tutun kendisinden ilhamla Arthur Koestler’in yazdığı The Ghosts in the Machine (Makinedeki Hayaletler) kitabına kadar haklı olarak teknolojik köleleşmenin ve kendi türümüzün sonunun yaratıcıları olabileceğimize dair bir şüpheyle karşılaşırız; ki bu kitapta Koestler, insanlığın arzuladığı mutlak aşkınsallığın onu teknolojik...
Kendisini Büyüten Kusurlu Çocuklar
Benlik, kendisini temellendiren bir zemini “inkâr ederek”, “arzularından vazgeçerek” inşa edilir; varlık zeminini yadsıyarak veya yanlış anlayarak, kusurlarını etkin biçimde gizleyerek tutarlılık kazanır.









