Günlük Arşiv: Mar 13, 2026

Kent

“İstanbul Erguvandır”

Kentsel Ekoeleştiri nedir? Edebiyat ve çevre arasındaki ilişkiyi inceleyen disiplinlerarası yaklaşımlara dayanan bir alan olan ekoeleştiri, ekosistemin ayrılmaz bir parçası olan kentsel peyzajların önemine de odaklanmaktadır. Kent deneyiminin ve kentsel mekânların ekoeleştirel uygulamaya dâhil edilmesi, ekoeleştirinin daha geniş bir tanımının yapılmasını ve kapsamının genişletilerek sosyokültürel ve politik kaygılara açılmasını sağlamıştır. “Kentsel ekolojiyle ilgilenen kültürel eleştiri” (Bennet 296) olarak tanımlanan bu ekoeleştiri dalı, kentsel ekoeleştiri olarak adlandırılır. Bu ekoeleştiri türü, kent sakinlerinin deneyimlerini ve kent içerisinde “kentleşmiş doğa” olarak adlandırabileceğimiz şeyle sorunsallaştırılmış ilişkilerini ele alan edebi metinleri araştırır. Kentsel ekoeleştirinin, kentsel ekolojinin içgörülerinden yararlandığını belirtmek gerekir. Kentsel ekoloji, kenti kültürel ve doğal...
Sanat

Kübra’nın Filmini Nasıl, Neden Yapamadılar?

Filme o kadar apaçık ve apaçık olduğu için de anlaşılmaz olan göndermeler daha doğrusu imalar serpiştirilmiş ki insan bunun yapılmış olacağına inanamıyor.
Deneme

Flanör ve Hayalet

Yoksa adına flanörlük dediğiniz şey o Ankara Romantiklerinin hepsinin okuduğu romanda adı geçen yerlerden ibaret bir şey mi?
Felsefe

Sonunda Makinedeki Hayaletlere mi Dönüştük?

Makine Olarak İnsan İnsanların kolonileşen makineler arasında hayaletleştiği düşüncesi uzun bir felsefi geçmişe sahip. Gilbert Ryle’ın René Descartes hakkındaki erken dönem düşünceleri ve beden ile zihin arasında yaptığı ayrımdanGilbert Ryle, 1949’da kaleme aldığı The Concept of Mind isimli kitabında Descartes’ın beden ile zihin arasında yaptığı ayrımı anlatmak için “the dogma of the ghost in the machine” (makinedeki hayalet dogması) ifadesini kullanır. tutun kendisinden ilhamla Arthur Koestler’in yazdığı The Ghosts in the Machine (Makinedeki Hayaletler) kitabına kadar haklı olarak teknolojik köleleşmenin ve kendi türümüzün sonunun yaratıcıları olabileceğimize dair bir şüpheyle karşılaşırız; ki bu kitapta Koestler, insanlığın arzuladığı mutlak aşkınsallığın onu teknolojik...
Felsefe

Kendisini Büyüten Kusurlu Çocuklar

Benlik, kendisini temellendiren bir zemini “inkâr ederek”, “arzularından vazgeçerek” inşa edilir; varlık zeminini yadsıyarak veya yanlış anlayarak, kusurlarını etkin biçimde gizleyerek tutarlılık kazanır.
Bilim

Uzayzamanın Ortaya Çıkışı, Panpsişizm ve Bilincin Doğası

Zaman ve mekân algımıza bu kadar yakından bağlı olan deneyim, zamansız ve uzamsal olmayan bileşenlerden nasıl ortaya çıkar?