Etiket: Sample Tag Page Title

Sınıfsal Duygulanımlar: İşçi Sınıfı Tarihine Duyguları Yeniden Kazandırmak

Duygular birçok akademik disiplinde giderek artan bir ilgi görmektedir, ancak bu gelişme işçi sınıfı tarihçilerini yeterince etkilememiştir. Makale bu...

“Ölenle Ölünmüyor”: MESEM’lerde Sınıf Deneyimi

“Aynı günde ölür aynı günde yıkar aynı gün gömeriz. Bizim buralarda Ross, her şey aynı anda oluyor. Aynı anda patlıyor birbirimizin...

Sınıfın Kayıp Asabiyesi ve Sendikal Arayışlar

Sendikalar günümüzde işçi sınıfı kamusallığında geçmişe göre daha az bir yeri kaplıyor ve çok daha zayıf bir duyguyu ifade...

Vitrindeki Boşluk: Tüketim Melankolisi

Freud, Yas ve Melankoli’de Freud, S. (2019). Yas ve melankoli (L. Uslu, Çev.). Cem Yayınevi. (Özgün çalışma 1917’de yayımlanmıştır)...

Modern İnsanın Psiko-Politik Felaketi

“Yetersiz” dendiğinde geri çekilmeye, “tükenmiş” dendiğinde durmaya, “uyumsuz” dendiğinde susmaya alıştırılırız. Yalnızca bu adları reddetmekten bahsetmiyorum. Onları üreten dili, o dili mümkün kılan yaşamı ve o yaşamın kurduğu ilişkileri görmek gerekir.

Bireyciliğin Laneti

Empati, dayanışmanın işlevini karşılayamaz. Birinin nasıl hissettiğini anlamak, kaynakların daha adil dağıtılmasına veya güç eşitsizliklerinin giderilmesine nasıl yardımcı olacak?

Ölü Deniz’in Kaldırma Kuvveti

Boşluksuz bir dramaturjiyle kendi kendini anlatmaya devam eden, kendisiyle birlikte yaşayan bir hikayenin görkemine tanıklık ediyoruz.

Ali İsmail’in Kıyısız Denizi

Dönmeyişini, gecenin bir türlü güne varmayışını ve o kör olası sokağa attığın her adımı santim santim hissetmek nasıl bir yük bilemezsin çocuk.

Şiddetin Günah Keçileri ve Toplumsal Öfkenin Paratonerleri

Fail bulunur, nedenler belirlenmiştir; mesele kapanır. Toplum ve elbette hesap verme konumundakiler derin bir nefes alır, her şey yerli yerine oturur.

Okunamayanın Hermenötiği

“Bir yazı okun(a)madığında neye dönüşür? Yazıdan sıyrılmış bir sayfa hâlâ bir ‘okuma nesnesi’ olarak varlığını sürdürebilir mi?” Hâle Albayrak’ın küratörlüğünü üstlendiği “Okunamayan” sergisi bir meydan okuma sunuyor.

Zekâmızla Düşünüp Yapay Zekâmızla Yazmak (mı)?

Yazıyı bir emek süreci olmaktan çıkarıp bir çıktıya dönüştürdüğümüzde, yalnızca dilimizi değil, düşünme biçimimizi de dönüştürmeye başlıyoruz. Ve belki de bu yüzden, yeniden başa dönmek gerekiyor: Kalemi bir kürek gibi tutup, yüzeyi değil derini kazmaya razı mıyız?

Çoğunluk’un Sessizliğinde

Ayrımcılık yüksek sesle işlenmez, hayatın olağan akışının parçası görünümdedir. İktidar temsilinin gönüllü sağırlığında, eşitsizliği sinsice sıradanlaştıran sessizlik sınıfın dilsizliğini de perdeye sessizce verir.