Malumatın Büyüsü ile Hakikatin Riski Arasında Bir “Entelektüelin” Krizi
Özcü bir pozisyona düşmeyi göze alarak şöyle bir saptamada bulunarak başlayayım yazıma: “Bizim topraklarda bilgi sahibi olmakla (bu bağlamda bilgin olmak da denilebilir) hafızlık arasında ciddi bir benzerlik var.” Daha doğrusu, özellikle tarih alanında çok fazla tarihsel detayı ezbere bilmek ve bu bilgileri insanlara akıcı ve retorik bir üslupla aktarabilme yeteneğine sahip olmak bilginlik olarak görülüyor. Bu nedenle böyle bir maharete sahip tarihçiyle bir din adamı/vaiz arasında nüans denebilecek incelikte bir fark vardır. Yine bu nedenle tarihin tozlu sayfalarından çoğu zaman gizil detayları ilgi çekici anekdotlarla dinleyiciye aktaran tarihçi ile dini kurallara uymanın ne denli önemli olduğunu geçmiş din...

