Demo v1.0

16 Temmuz 2024, Salı

Beta v1.0

Çeviriler

Uygarlığın Geleceği: Aklıselime Çağrı

Bugün barbarlığa doğru bir geri dönüşe tanık oluyoruz. Bu eğilim her ülkeyi etkiliyor. Yaşamın değeri tehlikededir.

Popülizm ve Demokrasi

Halk her ne kadar içinde bastırılamaz bir anarşi taşısa da, kendini kamusal ya da ortak bir şey (komünizm) olarak yaratmak zorundadır.

Komünistler ve Seçimler

Komünist Enternasyonal’in ve dünya devriminin fikirlerine ve gündemine sadık, etrafında işçi sınıfının yeni ama kesin siyasi ve idari teşkilatını oluşturabileceği güçlü ve sağlam bir çekirdek var mı?

“İstanbul Erguvandır”: Kentsel Ekoeleştiri ve İstanbul Romanları

Kentsel Ekoeleştiri nedir? Edebiyat ve çevre arasındaki ilişkiyi inceleyen disiplinlerarası yaklaşımlara dayanan bir alan olan ekoeleştiri, ekosistemin ayrılmaz bir parçası olan kentsel peyzajların önemine de odaklanmaktadır. Kent deneyiminin ve kentsel mekânların ekoeleştirel uygulamaya dâhil edilmesi, ekoeleştirinin daha geniş bir tanımının yapılmasını ve kapsamının genişletilerek sosyokültürel ve politik kaygılara açılmasını sağlamıştır. “Kentsel ekolojiyle ilgilenen kültürel eleştiri” (Bennet 296) olarak tanımlanan bu ekoeleştiri dalı, kentsel ekoeleştiri olarak adlandırılır. Bu ekoeleştiri türü, kent sakinlerinin deneyimlerini ve kent içerisinde “kentleşmiş doğa” olarak adlandırabileceğimiz şeyle sorunsallaştırılmış ilişkilerini ele alan edebi metinleri araştırır. Kentsel ekoeleştirinin, kentsel ekolojinin içgörülerinden yararlandığını belirtmek gerekir. Kentsel ekoloji, kenti kültürel ve doğal...

Sonunda Makinedeki Hayaletlere mi Dönüştük? Teknoloji, Şiirsel Öznellik ve Ölüm

Makine Olarak İnsan İnsanların kolonileşen makineler arasında hayaletleştiği düşüncesi uzun bir felsefi geçmişe sahip. Gilbert Ryle’ın René Descartes hakkındaki erken dönem düşünceleri ve beden ile zihin arasında yaptığı ayrımdanGilbert Ryle, 1949’da kaleme aldığı The Concept of Mind isimli kitabında Descartes’ın beden ile zihin arasında yaptığı ayrımı anlatmak için “the dogma of the ghost in the machine” (makinedeki hayalet dogması) ifadesini kullanır. tutun kendisinden ilhamla Arthur Koestler’in yazdığı The Ghosts in the Machine (Makinedeki Hayaletler) kitabına kadar haklı olarak teknolojik köleleşmenin ve kendi türümüzün sonunun yaratıcıları olabileceğimize dair bir şüpheyle karşılaşırız; ki bu kitapta Koestler, insanlığın arzuladığı mutlak aşkınsallığın onu teknolojik...

Uzayzamanın Ortaya Çıkışı, Panpsişizm ve Bilincin Doğası

Zaman ve mekân algımıza bu kadar yakından bağlı olan deneyim, zamansız ve uzamsal olmayan bileşenlerden nasıl ortaya çıkar?