“Değerli bir deneyim”
“Büyük savaş suçluları da dâhil her türden insanla tanıştım. Hiçbiriyle tanıştığıma pişman değilim.” Halk aydını Noam Chomsky’nin 2023’te bir gazetenin Jeffrey Epstein’le bağlantılarına ilişkin sorusuna verdiği savunmacı yanıt buydu.1Jeffrey Epstein, reşit olmayan bireylerin cinsel amaçlarla ticaretini yapmak suçlamasıyla federal düzeyde yargılanmayı beklerken 2019 yılında hapishanede ölen Amerikalı finansçı ve hüküm giymiş bir cinsel istismar suçlusuydu. Siyaset, akademi ve iş dünyasında çok sayıda güçlü figürle ilişkiler kurmuştu. Yakın zamanda ise Epstein’in e-postaları, Chomsky ve eşiyle yakın bir dostluğu ortaya çıkardı.2Bkz. “Why the rich and powerful couldn’t say no to Epstein”, Europe Solidaire Sans Frontières. [“Zenginler ve güçlüler neden Epstein’e hayır diyemedi?”] Erişim: https://europe-solidaire.org/spip.php?article77168
Özellikle dikkat çekici olan; Chomsky’nin Epstein için kaleme aldığı (tarihi belli olmayan ancak 2017 ya da sonrasında yazıldığı bilinen) bir referans metnidir. Chomsky, bu metinde altı yıllık dostluklarını, Epstein’in entelektüel vizyonu ve içgörüleri sayesinde “değerli” ve “yararlı” bir deneyim olarak nitelendirmekte ve şunları söylemektedir:
Jeffrey, bilimsel alanda, matematikte ve küresel siyasette önde gelen isimlerle; daha önce çalışmalarını incelediğim ancak tanışmayı hiç beklemediğim isimlerle, bazen anında son derece verimli toplantılar ayarlamayı defalarca başardı.
Meşhur BBC Newsnight röportajında, Andrew Mountbatten Windsor’a geriye dönüp baktığında Epstein’in bir pedofil ve cinsel saldırgan olduğunu bilerek onunla kurduğu dostluk hakkında herhangi bir “suçluluk, pişmanlık ya da utanç” hissedip hissetmediği sorulduğunda “hayır” demişti: “Tanıştığım insanlar ve ondan ya da onun sayesinde öğrenme fırsatı bulduğum şeyler aslında çok faydalıydı… bunlar, suçlarıyla hiçbir ilgisi olmayan alanlarda ciddi biçimde yararlı sonuçlar doğurdu.”3York Dükü Prens Andrew, Kraliçe II. Elizabeth’in ikinci oğludur. Kasım 2019’da yayımlanan bu röportaj, Epstein’le olan dostluğuna ilişkin pişmanlık göstermemesi nedeniyle geniş çapta eleştirilmiştir.
Hem Chomsky hem de Andrew, Epstein aracılığıyla faydalı ve önemli insanlarla tanışabildikleri için onun dostu olmaktan pişman olmadıklarını söylüyorlar.
Andrew, Ghislaine Maxwell4Britanyalı sosyetik ve hüküm giymiş bir cinsel istismar suçlusu olan Ghislaine Maxwell, 2021 yılında Epstein için genç kızları ayarlama ve istismara hazırlama suçlarından mahkûm edilmiştir. ve Epstein tarafından kaçırılarak getirilen reşit olmayan bir kıza tecavüz ettiğine dair iddialarla karşı karşıya. Burada özellikle vurgulamak isterim ki Epstein’i tanıyor ya da onunla görüşüyor olması, Chomsky’nin kızlara ve kadınlara karşı işlenen suçlara herhangi bir şekilde ortak olduğu anlamına gelmemektedir. Ne Chomsky’ye “ilişki ithamında” bulunuyorum ne de onu köşeye sıkıştırmaya çalışıyorum.
Benim için asıl soru şu: Chomsky’nin Epstein’le ilişkisi, cinsel şiddet mağdurlarının siyasette, özellikle sol ve ilerici siyasette, ne kadar önemsendiği konusunda bize ne söylüyor?
Hukuk normları mı?
2005’te yetkililer, en küçüğü 14 yaşında olmak üzere 36 kız çocuğunun, Jeffrey Epstein’in kendilerini cinsel masaj yapmaya zorladığı ve başka erkeklere pazarladığı yönündeki iddialarını soruşturmaya başlamıştı. Kızların beyanlarını destekleyen çok sayıda kanıt ortaya çıkarıldı ve nihayetinde 2008’de hazırlanan bir iddianameyle, Epstein’i ömür boyu hapse mahkûm edebilecek 60 federal suç isnat edildi.
Ancak Epstein, herkesin bildiği üzere bu suçlamalardan sıyrıldı. Bir savunma rant anlaşmasıyla, reşit olmayan birini fuhuşa teşvik etme gibi tali bir suçlamayı kabul etti ve gündüzleri serbest olduğu, geceleri cezaevine döndüğü açık cezaevi koşullarında sadece 13 ay geçirdi. Tüm bunlar ana akım medyada geniş biçimde tartışıldı ve eleştirildi.
Chomsky, 2023’te kendisinin ve eşinin, reşit olmayan kızlara yönelik cinsel suçlardan mahkûm edilmiş olmasına rağmen Epstein’le neden dostluk kurduğunu şöyle açıkladı:
Jeffrey Epstein hakkında bilinen şey, bir suçtan mahkûm edilmiş ve cezasını çekmiş olmasıdır. ABD’de geçerli yasalar ve normlara göre bu, Epstein için temiz bir sayfa açılması anlamına gelir.
Biraz durup bunu açalım.
Chomsky; yazılarıyla kuşaklara iktidarın doğasını, güçlülerin cezasızlığını ve bu sistemik eşitsizlik, şiddet ve cezasızlık için rıza üreten propagandayı anlatan bir sol ikonu haline gelmişti.5Chomsky’nin siyasal analizine soldan bir eleştiri için bkz. “Harsh Critique of Chomsky on Ukraine” [“Ukrayna konusunda Chomsky’ye sert eleştiri”], Europe Solidaire Sans Frontières, Nisan 2022. Erişim: http://www.europe-solidaire.org/spip.php?article62190 Eğer işçi sınıfından çocuklar, aşırı zengin bir CEO tarafından tehlikeli ve ölümcül işlerde çalıştırılmak üzere kaçırıldıklarını söyleseler ve CEO sadece “ufak bir uyarıyla” kurtulmuş olsa; Chomsky, bunun ardından o kişinin temiz bir sayfa açtığını savunur muydu?
Ama söz konusu çocuklar, fabrikalarda değil de cinsel sömürü için kaçırılıp köleleştirilen kız çocukları olduğunda, kurallar değişiyor gibi görünüyor. Chomsky’nin siyasal dünyasında bu bireysel cinsel saldırı mağdurları görünmez hâle geliyor.
Chomsky’nin referans metnindeki kilit ifade “geçerli normlar”. İma edilen şey; MeToo hareketinin bu normları değiştirdiği ve Chomsky’nin Epstein’le dostluğunun yeni feminist normlara göre yargılanmaması gerektiği.6MeToo hareketinin cinsel şiddete yönelik toplumsal tutumları nasıl dönüştürüğüne dair bkz. Park Ji-ah, “#MeToo and #WithYou in South Korea – Korea’s Fight Against Sexual Violence”, [“Güney Kore’de #MeToo ve #WithYou – Kore’nin cinsel şiddetle mücadelesi”], Europe Solidaire Sans Frontières, 2018. Erişim: http://www.europe-solidaire.org/spip.php?article43343 Oysa bu doğru değil. Ana akım medyanın büyük kısmı hatta polis yetkilileri dahi Epstein’in savunma anlaşmasını, “geçerli adalet standartlarıyla alay etmek” olarak açıkça kınamıştı. Chomsky, her ölçüte göre utanç verici biçimde düşmüş olan bu savunmayı neden memnuniyetle benimsedi?
Epstein, 2008’de suçunu kabul ettikten sonra medyaya yaptığı açıklamada; eylemlerini ve “geçerli yasalar ve normları” nasıl gördüğünü açığa vuran hayret verici bir benzetme kullandı. Kendisini, Lilliput’un ufak tefek sakinleri arasında gemi kazasına uğramış Gulliver’e benzetmiş ve şöyle demiştir:
“Gulliver’in şakacı hâlinin beklenmedik sonuçları oldu. Servet böyle bir şeydir; faydaları olduğu kadar öngörülemeyen sıkıntıları da vardır.”
Andrew’un Epstein’e yazdığı e-postada, “sonra daha çok oynarız” sözlerini kullandığını da hatırlayalım. Pedofilik saldırganlık Epstein ve çevresi tarafından “oyun” olarak görülüyordu. Epstein kendisini “özel” biri olarak görüyor; paranın, reşit olmayan, parası ve statüsü olmayan “ufak tefek insanlarla” oynama hakkını kendisine verdiğine inanıyordu. Geçerli yasalar ve normlar ise onun gözünde, bu kadar “yüksek” bir kültürü anlayamayacak kadar dar kafalı ufak tefek insanlar tarafından yapılmıştı.
Aslında Chomsky; toplum tarafından tanınmış bir entelektüel olarak “ufak tefek insanları” savunan biri olarak görülüyordu. Ancak Epstein’le dostluk kurdu, ona kefil oldu ve bugüne kadar o “ufak tefek” mağdurlar lehine tek bir söz dahi söylemedi.
Chomsky’nin, Epstein’in bir telefon açıp dünyanın “Büyük İnsanlarıyla” anında bağlantı kurabilme yeteneğine duyduğu hayranlık çok şey anlatıyor: Bu bağlantıların, Epstein’in aldığı cezanın hafifliğiyle bir ilgisi olabileceğini gerçekten düşünemiyor mu?
Zaten en başta Chomsky, Epstein için neden “İlgili Herkese” başlıklı bir referans yazısı kaleme aldı? Epstein’in çocuklara yönelik cinsel istismardan suçlu bulunmasının ardından kendini aklamak için büyük bir PR (Halkla İlişkiler) kampanyası başlattığını biliyoruz. Bu kampanya; üniversitelere bağışları, entelektüeller ve bilim insanlarıyla yapılan görüşmeleri kapsıyor ve bunlar onun lekelenmiş imajını temize çıkarmaya yarıyordu. Chomsky, bu referans metnini PR kampanyasına bir katkı olarak Epstein’in talebiyle mi yazmıştı? Chomsky bu metni kamusal bir figür olarak yazdı; dolayısıyla şimdi kamuoyuna bu metni neden yazdığını açıklamakla yükümlüdür.
Chomsky istisna değil
Sorun şu ki Chomsky bir istisna değildir. Hindistan’da, (hem yazarın hem de çevirmenin kadın olduğu ve Booker ödülünü kazanan72022 Uluslararası Booker Ödülü, Daisy Rockwell’in çevirisi olan Geetanjali Shree’nin Ret Samadhi (Tomb of Sand) adlı romanına verilmiştir. Bu eser, ödülü kazanan ilk Hintçe romandır.) Hintçe roman Ret Samadhi’nin sahne uyarlaması Dastan-e-Ret-Samadhi’deki performansı için Mahmood Farooqui’ye övgüler yağdıran yazılar okudum. Oysa Farooqui bir dönem tecavüzden mahkûm edilmiş, sonra bu mahkûmiyet üst mahkeme tarafından bozulmuştu.8Hindistan’da cinsel şiddet faillerinin cezasız kalmasına ilişkin daha geniş bir tablo için bkz. “India: Rapists Roam Free While Victims and Activists Are Jailed” [“Hindistan: Tecavüzcüler Serbestçe Dolaşırken Mağdurlar ve Aktivistler Hapsediliyor”], Europe Solidaire Sans Frontières, Ocak 2011. Erişim: https://europe-solidaire.org/spip.php?article19936
Onu beraat ettiren hâkim; mağdurun beyanlarının güvenilir olduğunu ve gerçekten “hayır” dediğini kabul etmesine rağmen, cari hukukun lafzına ve doğasına göre bu, açık ve net bir tecavüzdü. Ancak hâkim, geçerli normları ve yasaları aşağı çeken yeni bir hukuki kavram icat ederek beraat kararı verdi: “Evet” anlamına gelebilecek “zayıf bir hayır”.9Eylül 2017 tarihli Delhi Yüksek Mahkemesi kararıyla Farooqui’nin beraat ettirilmesi sırasında, “zayıf bir hayır”ın rıza anlamına gelebileceği yönündeki tartışmalı kavram ortaya atılmış; bu karar feminist hukukçular ve kadın hakları örgütleri tarafından yoğun biçimde eleştirilmiştir.
“Zayıf bir hayır” ifadesinin kendisi bile, mağdurun sonuç olarak “hayır” dediğini gösterir; bu da aslında iradesi dışında cinsel olarak saldırıya uğradığını kanıtlar. İlerici arkadaşlarımın “Beraat etti, yani masum, neden onu sahneye çıkarmayalım, onu sonsuza kadar cezalandıramayız” dediklerini duyuyorum.
Onlara şunu söylüyorum: Farooqui’yi sahneye çıkarmakta ve takdir etmekte özgürsünüz. Ancak bunu yaptığınız her sahnede, her sayfada şu ifadeyi coşkulu bir şekilde onaylıyorsunuz: “Zayıf Bir Hayır, Evet demektir.” Tıpkı Chomsky gibi siz de yargısal normların en grotesk ve absürt nitelikteki çarpıtılışını memnuniyetle sahipleniyorsunuz.10Hindistan’da cinsel şiddete karşı feminist mücadelelerin tarihine dair bkz. Vibhuti Patel, “Women’s Struggles & Women’s Movement in India” [“Hindistan’da kadın mücadeleleri ve kadın hareketi”], Europe Solidaire Sans Frontières. Erişim: https://www.europe-solidaire.org/spip.php?article27410
“Zayıf bir hayır” hükmü veren hâkim, eğitimli bir kadının hayır’ının daha yüksek bir standartta olması gerektiğini, hayır’ının erkeğin anlayacağı kadar güçlü kılmanın kadının sorumluluğunda olduğunu belirtti. Ama erkeğe son derece düşük bir standart uyguladı: Dil, edebiyat, sahne sanatları ve sinemada usta olan bu adamdan hayır’ın gerçekten hayır demek olduğunu anlamasını beklememişti. Şüphe duyduğunda durup kadına “Hayır dedin, durmamı ister misin?” diye sorması da beklenemezdi.
Chomsky; Epstein’den ve onun akşam yemeği misafiri olan “büyük sanatçı” Woody Allen’dan11Amerikalı sinemacı Woody Allen, evlat edindiği kızı Dylan Farrow tarafından 1992’den bu yana dile getirilen cinsel istismar suçlamalarıyla karşı karşıyadır. Allen bu suçlamaları reddetmiştir. (ki o da kendi öz kızına küçük yaşta cinsel istismarda bulunmakla suçlanmıştı) büyülenmişti. Hindistan’ın edebî ve kültürel ilericileri ise “zayıf bir hayır” zırhıyla korunan adamın sanatından büyüleniyordu.
Bir erkeğe yöneltilen cinsel saldırı iddialarını; onun entelektüel birikimi, sanatı ve fikirleri hakkındaki siyasal değerlendirmenizde önemsiz görüyorsanız, ilerici değil; tam aksine gerici bir tutum içerisindesiniz demektir. Normlar ilerledi; ya siz de yetişirsiniz ya da geride kalırsınız.12Mağdurların konuşma cesaretinin cinsel şiddete ilişkin toplumsal normları nasıl dönüştürdüğüne dair bkz. Aurélie-Anne Thos, “France: Mazan trial, rape as a political fact” [“Fransa: Mazan davası, siyasal bir olgu olarak tecavüz”], Europe Solidaire Sans Frontières, Eylül 2024. Erişim: http://www.europe-solidaire.org/spip.php?article72345. Ayrıca bkz. Andrew Harding, “Gisèle Pelicot: How an ordinary woman shook attitudes to rape in France”, [“Gisèle Pelicot: Sıradan bir kadın Fransa’da tecavüze bakışı nasıl sarstı”], Europe Solidaire Sans Frontières, 17 Aralık 2024. Erişim: http://www.europe-solidaire.org/spip.php?article72967



